Ezel Fan Club - Ezel Fan Forumu


 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Dil Seçeneği
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Anahtar-kelime
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Anket
Web Sitemize Nereden Ulaştınız?
 Arama motorlarından
 Arkadaşımdan
 Diğer sitelerden
 Facebook'tan
Sonuçları Gör
En son konular
» Ezel 3. Bölüm İndir
Ptsi Haz. 25 2012, 15:47 tarafından pitbull38

» son oyun
Çarş. Haz. 22 2011, 21:08 tarafından adanali

» Ezel - Dijital Çizim
Çarş. Haz. 22 2011, 13:59 tarafından Cem

» Kerpeten Ali - Dijital Çizim
Çarş. Haz. 22 2011, 13:56 tarafından Cem

» gercek ezelciler (intikam)
Salı Nis. 19 2011, 13:07 tarafından intikam

» ViKiNGLER DiYARI Online MMO Bedava Viking Oyunu
Cuma Ocak 28 2011, 17:10 tarafından zeFF

» Dentinho Fenerbahçe'de!
C.tesi Ocak 22 2011, 01:05 tarafından tugay-fener

» Moderatör Olmak istiyorum...
C.tesi Ocak 22 2011, 01:02 tarafından tugay-fener

» Cansu Dere ile Röportaj
C.tesi Ocak 22 2011, 00:54 tarafından tugay-fener

» Kenan İmirzalıoğlu'na Benzemek Avantaj mı?
C.tesi Ocak 22 2011, 00:52 tarafından tugay-fener

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
TakvimTakvim
En bakılan konular
EZEL kamera arkası görüntüleri
Ezel 1. Bölüm İndir
Fenerbahçe marşları---sözleri
Sedef Avcı fotoğrafları
Akrostiş şiirler
Kenan İmirzalıoğlu'nun beğendiği kadın tipi
Kenan Imirzalıoglu ile bir röportaj daha
Cansu Dere ile Röportaj
Ezel Dizisi Yönetmeni
Murat Yıldırım
IP Adresiniz
ip-numaram.com IP adresi
Kimler hatta?
Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 120 kişi C.tesi Tem. 29 2017, 17:28 tarihinde online oldu.
İletişim

Paylaş | 
 

 Çanakkale Mektupları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Eagle
Administrator
Administrator
avatar

Cinsiyet : Erkek Nerden : Yalova
Mesaj Sayısı : 823
Puan : 1918
Yaş : 27
Saygınlık : 18
Kayıt tarihi : 01/11/09
İş/Hobiler : Web ve Logo Tasarımı

MesajKonu: Çanakkale Mektupları   Ptsi Ara. 28 2009, 13:16

T.C.
ÇANAKKALE ONSEKIZ MART ÜNIVERSITESI
FEN EDEBIYAT FAKÜLTESI
TARIH BÖLÜMÜ

Çanakkale Savasları Sırasında
Türk Askerinin Psikolojik Durumu Ve Siper Mektupları

Yrd. Doç. Dr. Muhammed ERAT

Metin ALIZ
000211021
Tarih (I.Ö.)
Çanakkale 2004

Giriş
Çanakkale Savası ve Birinci Dünya Savası’ndaki diger Türk Cepheleri hakkında yazılanların bir çogu savas tarihi niteligindedir. Cephe yasamının savas dısında kalan diger etkinlikleri, rütbesiz bir askerin savasa bakıs açısı ve onu yorumlayısı üzerine kaynaklar çok azdır. Buna karsın Çanakkale Gazilerinin mektup, anı ve kitapları az sayılamayacak kadardır. Uzlasmacı devletlerin yayımladıgı asker mektuplarına bakıldıgında ise Türk askerlerinin mektupları arasında sayıca fazlasıyla fark vardır.

Asker mektupları karsılıklı iki cephede savasan iki askerin savasa bakıs açılarını da günümüze tasır. Türkler için kutsal bir güç söz konusu iken müttefik kuvvetlerinin sömürgelerinden toplanan askerler için manevi huzur söz konusu degildi. Ancak her iki tarafın da sorguladıgı tek ortak nokta savasın acımasızlıgı ve kötü bir karsılasma oldugudur. Insanlıklarını savas süresince
hiç unutmadılar ancak çok uzaklastırıldılar.

23 Mayıs’da 9 saatlik ateskes kararı alınır. Sebebi, süngü süngüye muharebe sırasında sehit düsenleri veya yaralıları savas alanından temizlemekti. Iste Türk ve Anzaklar ilk kez burada birbirlerini gördüler ve sasırdılar.

L.H. Barlet
1. Anzak Tümeni, 11. Tabur
“Siperler çok sayıda ölü ve yaralıyla doluydu. Yaralıların büyük bir kısmının durumu da agırdı. Bende bacagımdan yaralıydım ama o tabloyu görünce kendi yaramı unuttum. Bu insanlara yardım etmek istiyordum. Bizden ya da karsı taraftan olusları artık önemli degildi. O sırada benim gibi bacagından yaralı bir Türk askeri yanıma geldi. Isbirligi yapmak istedigini anlatmaya çalısıyordu. Hemen harekete geçtik. Bulabildigimiz sargılarla beraber yaraları sarmaya, can çekisenlerin kurumus dudaklarına mataralarda kalmıs suları damlatmaya basladık. Sonunda dermansız kaldık. Iki düsman arkadas içtenlikle el sıkısarak ayrıldık.”

9 saatin dolmasıyla da birlikte birbirlerinin hayatlarını kurtarmaya çalısanlar yeniden savasmaya baslayacaklardır. Iste Türk askerinin mektup ve anılarında da söz konusudur. Ancak vatanı kurtarmak için tüm maneviyatıyla karsısındaki istilacıları da durdurmak zorundadır. Ayrıca mektuplar Türk aile yapısındaki özüne saygıyı açıkça ortaya koymaktadır. O bakımdan da deger tasımaktadır.

Çanakkale Savası’nın Psikolojisi
Bu savas bir çok bakımdan eski savaslardan farklıdır. Türkler tam manasıyla Dünya Savası’nı Çanakkale’yle karısmıslardır. Kafkasya’da, Galiçya’da, Suriye’de ve Irak’da yapılan savaslar topyekün savaslardan ziyade sınırlı birliklerle
yapılan savaslardır. Fakat Çanakkale Savasları’nı Türkler ordusuyla ve halkıyla dünyanın en büyük devletleri olan Ingiltere ve Fransa’yla savasmaya mecbur kalmıstır.

Bununla birlikte Çanakkale ve cephe gerisindeki insanların psikolojik durumunu anlayabilmek için Çanakkale Savası’nın psikolojisini anlamak gerekir.

Çanakkale Savasına kadar tarihe “büyük adamların” perspektifinden bakılmıstır. “Büyük adamlar” sabah alacasında sahlanmıs atları üzerinde taarruz emirleri yagdırıp, yüz binleri ölüme sürerler, o yüz binler de arkalarında toz bulutlarıyla cepheye kosusur ve çogun zaman geride bir kan gölü ile meçhul asker unvanı bırakırlardı. Yüz binlerin adını sanını kimse bilmezdi.

Yenenler yenilenler, ölenler kalanlar onlar oldugu halde kitaplarda savasları hep krallar ve imparatorlar kazanırdı. Iste Çanakkale Savaslarıyla bu mantık degismis, cephede ve gerisindeki yüz binlerin sevinci ya da gözyasları ses bulmustur.

Çanakkale’de; Cesaret ve kahramanlık ikinci plana düsmüs, teknoloji ön plana çıkmıstır. Siperlerin öneminin ortaya çıkması gibi yeni kurallar savas mantıgına girmistir. Günümüzde ise bu tamamen ortadan kalkmıs, harp sahnesinde ne asker ne top ne hayvan görülebilir. Her sey gizlenmis sahne bos bırakılmıstır. Bu da Çanakkale’deki siperlere gizlenen birliklere benzemektedir.

20. yüzyıldan önce savas alanlarında genç kumandanlar önemli roller oynar ve savası yönetirlerdi. 20. yüzyılda ise savas tecrübeleri fazla olan generaller önemli roller oynamıslardır. Çanakkale muharebelerini yöneten kumandanlar da 20. yüzyıl komutanlarındandır. Ancak komutanların basarı saglaması da cesaret ve bilgeligin yanında maddi kaynaklarla da çok yakından ilgilidir. Örnegin; Hindenburg’un Rus Cephesinde elde ettigi basarılarda demir yolları önemli paya sahiptir. Savaslarda önemli görülen kaleler bile bu yüzyılda agır toplarla düsürülmüstür. Tüm bu degisimler içerisinde kalan ve degismeyen en önemli varlık manevi güçtür. Türk milletinde ezelden beri var olan bu kudret Çanakkale Savasları’nda kendisi yeniden göstermektedir. O kadar ki hayatla hiçbir baglantısı kalmaya binlerce insan tek bir sebep için süngü takıp düsmanın
üzerine yürüyor. Amaç vatan topraklarını korumak. Bu savas Napolyon’un söyledigi “Harp bir sevk’ül-ceys meselesi olmaktan ziyade bir psikoloji meselesidir. Maneviyat harbin yarısını kazandırmaya kafidir.” Sözünü dogrular niteliktedir.

Ion Hamilton;
Akdeniz Seferi Kuvvetler Baskomutanı,
“Ne olursa olsun zafere ulasma yolundayız. Dünyada bizim askerimizden daha iyi yetistirilmis asker yoktur. Bizimkiler askerligin ruhuna vakıf, hepsi de gönüllü ve tam bu meslek için yaratılmıslardır. Niçin savastıklarını biliyorlar. Harbin sona ermesi için bogazları asıp, Rus dostlarımızla el ele tutusmamızın elzem oldugunu
biliyorlar. Belki hepside ölecekler ama Türkleri de yola getirecekler.”

Er Rowling Lennox
Anzak 5. Tugay, 15. Bölük
“Henüz 19 yasındayım. Türklerle savasırken ne savasın mahiyeti ne de sebepleri hakkında esaslı bir bilgim vardı. Bildigim tek sey Ingiltere Osmanlı’ya savas açmıstı. Bizimde o günkü duruma uymamız gerekiyordu.”

Yarbay Mustafa Kemal
19. Tümen Komutanı
“Karsılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre... Yani Ölüm Muhakkak... Birinci siperdekiler hiç biri kurtulmamacasına düsüyor. Ikincidekiler onların yerine giriyor fakat ne kadar imrenilecek bir soguk kanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor üç dakikaya kadar ölecegini biliyor, en ufak bir duraksama göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar, bilmeyenler Kelime-i Sahadet getirerek ölüyorlardı.”

Bursalı Nuri Oglu Hüseyin
26. Piyade Alayı, 2. Tabur, 1. Bölük
25 Nisan 1915 günü Seddülbahir’de yaralanan Hüseyin Çavus ayagı kesilmesine ragmen bölügüne geri dönmek için ısrar etmistir. Israrı sonuçsuz kalıp geri hizmete alınırken ise hayatında ilk kez gözyası dökerek komutanına;
“Düsmandan öcümü alamadan beni gönderiyorsunuz. Beni öldürseydiniz de bana bu acıyı göstermeseydiniz.” Diyor ve herkese kırgınlık gösteriyordu.

Yukarıda Napolyon’un savas konusundaki tespitine verilen bu örnekler sözü dogrular niteliktedir. Çanakkale Savasları iki taraf içinde kötü kosulları içinde muhafaza ediyordu. Sıkıntılar birbirine benzer ve aynıydı. Örnegin kıs oldukça soguk ve bit tüm Gelibolu Yarımadasına yayılmıs vaziyetteydi. Muharebe sonunda ölen askerlerin gömülmemesinden kaynaklanan koku da her iki tarafa da aynı duyguları uyandırıyordu. Farklı olan ise üçlü uzlasma devletlerinde olmayan sadece Türk Birliklerinde var olan vatanı koruma içgüdüsüdür. Maneviyatlarının kuvvetli olması da bu sebepten gelmektedir.

Isgalci güçler zora düstüklerinde “Burada ne isimiz var?” sorusunu rahatlıkla ifade ediyorlardı. Ancak isgale ugrayan bir milletin “Neden buradayız?” sorusundan önce topraklarını koruması gerekmekteydi. Bu sebeple nedenini düsünmüs fakat ifade etmemislerdir. Bu kutsal bir görevdi. tüm bu sebeplerden dolayı Türk askerinin iç dünyasını manevi gücünün dısında tam olarak
bilemiyoruz. Çünkü içinde oldugu kötü durumu dısa yansıtmaz. Sikayet ederse kaybedecek, kaybederse topraklarının isgalinden sonra daha fazla acı çekecekti ve bagımsızlıgı yok olacaktı.

Savas sırasında isgalci güçlerin içerisinde bulundukları psikolojiyi ve kötü durumu yazdıkları günlük ve mektuplardan rahatlıkla anlayabiliriz. Kötü olan hiçbir seyi yazmaktan çekinmemislerdir. Türk birlikleri ise savas sırasında iç dünyalarını yansıtmamıs ancak savas sonrasında yayınlanan gazi anı ve röportajlarından bunu anlayabiliriz.

Çanakkale Savası sonrasında; “Onlar tarih olmadan, tarih onlar olmustur.”

______________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~TriP~CoLiC~
Moderator
Moderator
avatar

Cinsiyet : Kadın Nerden : İstanbul
Mesaj Sayısı : 691
Puan : 1219
Yaş : 25
Saygınlık : 14
Kayıt tarihi : 27/11/09
İş/Hobiler : Öğrenci

MesajKonu: Geri: Çanakkale Mektupları   Ptsi Ara. 28 2009, 20:34

teşekkür ederim

______________________________________________


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eagle
Administrator
Administrator
avatar

Cinsiyet : Erkek Nerden : Yalova
Mesaj Sayısı : 823
Puan : 1918
Yaş : 27
Saygınlık : 18
Kayıt tarihi : 01/11/09
İş/Hobiler : Web ve Logo Tasarımı

MesajKonu: Geri: Çanakkale Mektupları   Ptsi Ara. 28 2009, 20:37

rica ederim.

______________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Çanakkale Mektupları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çanakkale Mektupları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ezel Fan Club - Ezel Fan Forumu :: DİNİ KONULAR VE TÜRKİYE :: Türk Tarihi-
Buraya geçin: